<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>01. FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON &#8211; Fizyomer Tıp Merkezi</title>
	<atom:link href="https://fizyomer.com.tr/pj-categs/physical-therapy/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fizyomer.com.tr</link>
	<description>fizyomer.com.tr</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Jan 2025 09:10:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.5</generator>

<image>
	<url>https://fizyomer.com.tr/wp-content/uploads/2020/12/cropped-icon-32x32.png</url>
	<title>01. FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON &#8211; Fizyomer Tıp Merkezi</title>
	<link>https://fizyomer.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yüz Felci</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/yuz-felci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 09:22:07 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14792</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/yuz-felci/">Yüz Felci</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<h5><strong>SOĞUK HAVALARDA YÜZ FELCİNE DİKKAT!</strong></h5>
<p>Havaların soğumaya başlaması ile yüz felci geçirme sıklığı artmaya başladı. Yüz felci nedir, belirtileri ve korunma yolları nelerdir gibi pek çok soruya cevap bulmak için konuyu uzmanına sorduk. Eskişehir Fizyomer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Berrin Akpınar yüz felciyle ilgili bize şu bilgileri verdi: “Yüz felci genellikle tek taraflı olarak görülen, yüzün bir tarafındaki mimik kaslarını kontrol eden fasial sinirin, herhangi bir nedenle fonksiyonunu yitirmesi sonucu gelişen klinik tablodur. En sık 15-45 yaş aralığında görülür. Kadın ve erkeklerde görülme sıklığı eşittir. Gülündüğünde ağız sağlam tarafa kayar ve o taraftaki göz kapatılmakta güçlük çekilir. Bu hastalıkta genellikle viral enfeksiyonların etkili olduğu düşünülse de genellikle sebebi bilinmemektedir. Kafa travması, beyin damar hastalıkları, baş-boyun tümörleri, yüz sinirinde travmaya bağlı zedelenmeler de diğer nedenler arasında sayılabilir.”</p>
<p><strong>SOĞUKTAN KORUNMAYI İHMAL ETMEYİN!</strong></p>
<p>Dr. Berrin Akpınar, soğuk ve ayazın kulak arkasındaki kemik içinde ödem ve iltihaplanmaya neden olabileceğini belirterek yüz felcinin soğuk havayı sevdiğini ve soğuklarda yüz bölgesinin iyi korunması gerektiğinin altını çizdi. Şiddetli kulak ağrısının yüz felci belirtisi olabileceğini de söyleyen Dr. Akpınar şunları kaydetti: “Diğer yüz felci belirtileri ise şu şekilde sıralanabilir; yüzün bir tarafında göz kırpma, gözü kapatma ve alın kırıştırma hareketinin kaybı, yüzde ve ağız kenarında sarkma, baş ağrısı, etkilenen bölgede tat alma duyusunda değişiklik, sese aşırı duyarlılık.”</p>
<p><strong>VAKİT KAYBETMEDEN FİZİK TEDAVİ ve REHABİLİTASYONA BAŞLAMAK ÖNEMLİ!</strong></p>
<p>Yüz felcinden şüphelenildiği takdirde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirten Dr. Akpınar fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının iyileşmeyi hızlandırdığını kaydederek şunları söyledi: “Bu hastalarda yüz kaslarına özel egzersizlerle birlikte masaj önerilmektedir. Ayrıca infraruj gibi yüzeyel sıcak uygulamalar, elektrik stimülasyonu, Robotik Lazer uygulamaları da tedavinin bir parçasıdır. Bu cihazlarla sinirin etrafındaki ödemin azaltılması, kan dolaşımının arttırılması, sinir kılıfının onarılmasının kolaylaştırılması mümkündür.”</p>
<p>Yüz felcinde ozon tedavisinin de etkili olduğunu hatırlatan Dr. Berrin Akpınar son olarak şunları kaydetti: “Yüz felci tedavisinde uygulanacak ozon tedavisi, antioksidan kapasiteyi artırarak, kan dolaşımını düzenleyerek, kandaki oksijenlenmeyi artırarak etki eder. Hem kan ozonlama hem de fasial sinir etrafına lokal uygulama yapılarak ozon tedavisinden faydalanılabilir. Yüz felci durumlarında uyguladığımız ozon tedavileri ile başarılı sonuçlar elde ediyoruz.”</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/yuz-felci/">Yüz Felci</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tenisçi Dirseği</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/tenisci-dirsegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 09:19:52 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14790</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/tenisci-dirsegi/">Tenisçi Dirseği</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p><strong>ESWT: AĞRILI NOKTALARA SES DALGASI VERİLMESİ</strong></p>
<p>Şikayetleri gidermede ağrı kesici ve antienflamatuar ilaçların faydalı olabileceğini dile getiren Dr. Akpınar, “Hem ağızdan alınan hem de lokal olarak ağrılı bölgeye sürülen ilaçlar şikayetleri rahatlatır.” diye konuştu.  Lateral epikondildeki gerginliği azaltamaya yarayacak ve aktivite esnasında kullanılacak dirseğe epikondil bandı uygulamasının ağrıyı azaltarak, iyileşmeyi desteklediğini belirten Dr. Akpınar, egzersizlerin de tedavide önemli rolü olduğunu aktardı. ESWT olarak adlandırılan şok dalga tedavisinin etkili bir yöntem olduğunu ifade eden Dr. Akpınar “ESWT, akut ve kronik durumlarda kas iskelet sistemindeki ağrılı noktalara ses dalgası ile yüksek enerji taşıyan bir tedavi yöntemidir.” dedi.</p>
<p><strong>PRP ENJEKSİYONU</strong></p>
<p>Tenisçi dirseği rahatsızlığında kullanılan bir diğer yöntem olan PRP enjeksiyonu hakkında da bilgi veren Dr. Akpınar, “PRP (Platelet Rich Plasma) yani trombositten zengin plazma, kişinin kendi kanından hazırlanan ve tıbbın birçok alanında iyileşmeyi uyarmak ve düzenlemek için kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca dokunun onarımı ve iyileşmesine katkıda bulunan büyüme faktörlerini içerir. Bu büyüme faktörleri dirseğe enjekte edildiğinde vücudun kendi iyileşme mekanizmalarına destek olarak hasarlı tendonun tamirine yardımcı olur.” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><strong>YÜKSEK YOĞUNLUKLU ROBOTİK LAZER TEDAVİSİ</strong></p>
<p>Hastalıkta kullanılan yüksek yoğunluklu robotik lazer tedavisi hakkında ise Dr. Berrin Akpınar şunları söyledi: “Enflamasyonu azaltıp ağrıyı gidermede oldukça etkin bir fizik tedavi metodudur. Derin dokuda termal ve kimyasal bir takım etkiler meydana getirerek kan akımında artış yapmak ve hücre metabolizmasını hızlandırmak suretiyle kolajen üretimini artırarak zedelenmiş tendon tamiratına olanak sağlar. Dolayısı ile ağrıyı azaltmak yanında iyileşme sürecini de destekleyen etkin bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkar. 6 ile 12 ay, yukarıdaki sayılan yöntemlerle tedaviye yanıt vermeyen vakalarda cerrahinin gündeme geldiğini ifade eden Dr. Akpınar, “Ancak cerrahinin enfeksiyon, kanama, hematom, sinir hasarı gibi komplikasyonları olması sebebiyle ilk planda düşünülmemesi gereklidir. Cerrahi sonrasında da günlük hayatta ve aktivitelerde modifikasyon yapılmazsa sorun tekrarlayacağından dikkatli olunmalıdır.” diye konuştu.</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/tenisci-dirsegi/">Tenisçi Dirseği</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Solunum Rehabilitasyonu</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/solunum-rehabilitasyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 09:05:36 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14783</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/solunum-rehabilitasyonu/">Solunum Rehabilitasyonu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p><strong>Solunum rehabilitasyonu ile yaşam kalitesini yükseltmek mümkün</strong></p>
<p>Eskişehir Fizyomer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Berrin Akpınar, Solunum rehabilitasyonu hakkında bilgilendirdi.</p>
<p>Solunum rehabilitasyonu programı ile kronik (süreğen) akciğer hastalarına uygulanan standart ilaç tedavisinin etkinliğini artırmanın yanında,  fonksiyonel düzeyi ve günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı geliştirmenin amaçlandığını ifade eden Akpınar, “Solunum rehabilitasyonu, başta kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları ve göğüs deformitelerinden kaynaklanan solunum problemlerinde de uygulanmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>SOLUNUM REHABİLİTASYONUNUN AMACI</strong></p>
<p>Solunum rehabilitasyonunun amacının, hastalığa bağlı gelişen nefes darlığı ve fonksiyonel yetersizliği ortadan kaldırmak, egzersiz kapasitesini artırmak, hastalığın oluşturduğu kötü etkileri ortadan kaldırmak amacıyla psikososyal destek sağlamak, günlük aktiviteleri yeniden kazandırmak olduğunu aktaran Dr. Akpınar, “Rehabilitasyon programlarının sonunda astım ve KOAH’lı hastalarda semptomlar azalır, egzersiz toleransı artar, yürüme ve benzeri fiziksel etkinliklerde artış olur, günlük yaşam etkinliklerini başarma yeteneği artar, anksiyete ve depresyon azalır, kendine güven duygusu artar ve yaşam kalitesi ile ilgili nesnel ölçütlerde artma meydana gelir.” dedi.</p>
<p><strong>ASTIM VE KOAH’LI HASTALAR İÇİN…</strong></p>
<p>Astım gibi kronik akciğer hastalarında nefes darlığı ve günlük yaşamdaki hareketsizliğin; kemik ve kas yoğunluğunun, kalp ve akciğer fonksiyonlarının, hareket yeteneğinin giderek azalmasına neden olduğuna dikkat çeken Dr. Berrin Akpınar, bu nedenlerle egzersiz yapılmasının çok önemli olduğunu belirtti. Hastalar için uygun egzersiz programını hastanın doktoru ve fizyoterapistinin birlikte belirleyeceğini dile getiren Dr. Akpınar şunları söyledi: “Egzersiz stratejileri:  dayanıklılık için büyük kas gruplarına yönelik &#8216;aerobik&#8217; ve daha küçük kas gruplarını güçlendirmeye yönelik ‘kuvvetlendirme’ egzersizlerinden oluşmaktadır. Yürüme ve bisiklete binme temel aerobik egzersizlerdir. Dayanıklılık egzersizleri (bisiklet, yürüme bandı ya da normal zeminde yapılan yürüyüş) kalp-dolaşım ve solunum sistemini etkileyerek daha az nefes darlığı ve bacak yorgunluğu ile daha fazla egzersiz yapılmasını, daha uzun mesafelerde yürünmesini sağlar.” Balgam çıkarmanın, astım ve benzeri kronik akciğer hastalıklarının özelliklerinden biri olduğunu sözlerine ekleyen Dr. Akpınar, “Bu, günlük olarak ya da bir enfeksiyon sonrasında artabilir. Bu balgamdan kurtulma yani akciğerleri temizleme yöntemleri, tekrarlayan enfeksiyonlardan korur, günlük aktiviteler ve egzersizler sırasında daha rahat hissedilmesi ve daha rahat nefes alınmasını sağlar, öksürme ihtiyacını azaltır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>TEDAVİDEN SONRA DA UYGULAMALARA DEVAM</strong></p>
<p>Solunum rehabilitasyon programlarında ayrıca nefesi iyi kullanma ve gevşeme tekniklerinin de hastaya öğretildiğini aktaran Dr. Berrin Akpınar, şöyle konuştu: “Solunum egzersizleri ile de solunumun koordinasyonunu ve normal solunum paterninin kazanılması sağlanır. <em>Kontrollü solunum teknikleri,</em> astım ve KOAH’lı hastaların genelde yaptığı yüzeyel ve hızlı solunum yerine, akciğerlerde daha etkin bir havalanma sağlayan derin ve düşük frekanslı bir solunum yapılması amaçlanır.  Astım ve KOAH’ta diyafram hareketleri kısıtlıdır. Hastaya, nefes alma sırasında karın duvarının yukarı kalkması öğretilir. Yatar pozisyonda iken hasta bir taraftan büzük dudak solunumu yapar, diğer taraftan bir elini göğsüne, diğer elini karnına koyar ve derin nefes alırken karnının ileriye doğru genişlemesini izler.”</p>
<p>Program süresince öğrenilen ve uygulanılan yaklaşımların program tamamladıktan sonra da günlük yaşamda uygulanması gerektiğine dikkat çeken Dr. Akpınar, “Eğer hasta egzersiz yapmayı bırakırsa, kazanımları da kaybeder. Bu sebeple solunum rehabilitasyonu programının bitiminde hastaya verilecek idame tedavi önerilerine göre tedaviyi sürdürmeye özen göstermek, uzun dönem iyilik hali ve yüksek yaşam kalitesini sürdürmek için anahtar rol oynar.”</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/solunum-rehabilitasyonu/">Solunum Rehabilitasyonu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sırt Ağrısı</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/sirt-agrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 09:03:08 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14781</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/sirt-agrisi/">Sırt Ağrısı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p><strong>Sırt ağrısının sayısız nedeni olabilir</strong></p>
<p><strong>Sırt ağrısı tedavilerinde egzersiz mutlaka olmalı</strong></p>
<p>Eskişehir Fizyomer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nurhan Barutçu sırt ağrısının nedenleri ve tedavi yöntemlerini anlattı.</p>
<p>Birçok kişinin hayatı boyunca en az bir kez sırt ağrısı problemi yaşadığını aktaran Dr. Barutçu, “Masa başı çalışanlarda yaygın gördüğümüz bu durum telefon ve tablet kullanımının yaygınlaşması ile de artış göstermiştir.” dedi. Sırt ağrısı nedenlerine ilişkin de konuştan Dr. Barutçu şunları söyledi: “Sırt ağrısı omurgamızdan, omurgamızın çevresindeki kas ve yumuşak dokudan veya organlardan yansıyan ağrılar nedeni ile oluşabilir. Kaslarda oluşan spazm ile karakterize olan miyofasial ağrı sendromu en sık görülen sırt ağrısı nedenlerinden biridir.”  Miyofasial ağrı sendromunun duruş bozuklukları, ergonomik olmayan oturma ve çalışma şekli  ile ilişkili olduğunu belirten Dr. Barutçu, “Fibromiyalji dediğimiz yumuşak doku romatizması olarak da bilinen hastalıkta da sırt ağrısı sıklıkla görülür.” diye konuştu.</p>
<p><strong>NEDENİ TÜMÖR DE OLABİLİR</strong></p>
<p>Omurga eğriliği, dejeneratif omurga hastalıkları, nadir görülen sırt fıtığı da sırt ağrılarının nedenleri arasında gösterildiğini ifade eden Dr. Barutçu, “Kemik erimesi olanlarda omurgada ezilme kırığı durumlarında ve iltihaplı romatizmal hastalıklarda, omurgaya ait iyi ve kötü huylu tümörler olması durumunda da sırt ağrısı görülebilir. Kalp karaciğer safra kesesi pankreas gibi organlardan yayılan ağrılar da sırt ağrısına neden olabilir.” şeklinde konuştu. Dr. Nurhan Barutçu, omurgaya başka organlardan yayılım gösteren tümörlerin neden olduğu sırt ağrısında, genellikle kilo kaybı halsizlik, iştahsızlık, şiddetli ve geçmeyen, artarak devam eden ağrıların da buna eşlik ettiğini aktardı.</p>
<p><strong>TANI NASIL KONULUR?</strong></p>
<p>Sırt ağrısının nedenleri çok geniş olduğundan ayrıntılı fizik muayene ve sonrasında kan tetkiki ultrasonografi, tomografi , manyetik rezonans,  emg gibi görüntüleme tetkikleri ile tanı konduğunu dile getiren Dr. Barutçu, tedaviye ilişkin bilgiler verdi. Dr. Nurhan Barutçu şöyle konuştu: “Tedavide antiinflamatuar ilaçlar ve kas gevşetici ilaçlar, fizik tedavi, iğne tedavileri kullanılmaktadır.  Klasik fizik tedavi dediğimiz sıcak uygulama, TENS, ultrason, lazer gibi tedavilerin yanı sıra medikal masaj, manuel terapi, robotik lazer, manyetik alan, andulasyon cihazı gibi uygulamalar tedavi başarısını oldukça artırmaktadır.  Kuru iğneleme, nöral terapi, tetik nokta enjeksiyonu, mezoterapi de sırt ağrılarında sıklıkla kullandığımız tedavilerdir.”</p>
<p><strong>TEDAVİDE EGZERSİZLERİN ROLÜ BÜYÜK</strong></p>
<p>Ağrı tedavisinde egzersizin çok önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Barutçu, “İyi planlanmış egzersiz programları, özellikle su içi egzersizler tedavide önemli bir yere sahiptir. Sağlıklı beslenme, ev ve çalışma ortamının ergonomik hale getirilmesi gibi önlemler faydalıdır. Pilates, yoga, yüzme en çok önerdiğimiz egzersizlerdir.” ifadelerini kullandı.</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/sirt-agrisi/">Sırt Ağrısı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Protezi Rehabilitasyonu</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/kalca-protezi-rehabilitasyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 08:57:55 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14777</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/kalca-protezi-rehabilitasyonu/">Kalça Protezi Rehabilitasyonu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p><strong>Rehabilitasyona kalça protezi ameliyatından önce başlanmalı</strong></p>
<p>Eskişehir Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. R. Berrin Akpınar, Total Kalça Protezi ameliyatı sonrası yapılan Ortopedik Rehabilitasyon uygulamaları hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Kalça protezi ameliyatının; kalça ekleminin kireçlenme, romatizma, kalça başının beslenme sorunu, doğuştan kalça çıkığı, kalça kırıkları gibi çok çeşitli nedenlerden dolayı hasar görmüş olan hastalarda, hasarlı eklemin yapay bir eklemle değiştirilmesini içerdiğini aktaran Dr. Akpınar “Tüm ortopedik ameliyatlarda olduğu gibi kalça protezi operasyonunun da başarısını arttırmak için rehabilitasyona operasyondan önce başlamak altın standarttır ve çok önemlidir.” şeklinde konuştu.  Bu şekilde operasyon sonrası rehabilitasyonun kolaylaşacağını belirten Dr. Akpınar, rehabilitasyon sayesinde hastanın iyileşmesi ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık kazanmasının hızlandığını söyledi. Dr. Akpınar, bunun yanında ameliyat sonrası öncelikle protezin yerinden çıkmasını engellemenin, eklem hareket açıklığını arttırmanın, kalça kuşağı kaslarını güçlendirmenin, iyileşmeyi hızlandırmanın, olabildiğince hızlı bağımsız yürüyebilmeye başlamanın ve bir an önce günlük yaşam aktivitelerine geri dönmenin hedeflendiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>AMELİYAT ÖNCESİ VE SONRASI REHABİLİTASYON</strong></p>
<p>Operasyon sonrası hastanın taburcu olurken ameliyatı uygulayan doktorun bir ev egzersiz programı hazırlamış olacağını ifade eden R. Berrin Akpınar, şunları söyledi: “Evde bu hareketler mutlaka düzenli olarak yapmalıdır. İki veya üç hafta sonra ise dikişlerinizin alınması için kontrole gittiğinizde doktorunuz size rehabilitasyon önerecektir. Çünkü ameliyat sonrası erken dönemde doğru şekilde yapılmayan egzersizler sebebiyle yeterli kalça eklem hareket açıklığı ve kas gücü sağlanamazsa ameliyatın üzerinden uzun zaman geçtikten sonra rehabilitasyonla da bunu başarmak mümkün olmayabilir.”</p>
<p><strong>REHABİLİTASYONDA NELER YAPILIYOR</strong></p>
<p>Dr. R. Berrin Akpınar, kalça protezi sonrasında hastaların rehabilitasyonundaki uygulamaları ise şöyle açıkladı: “Önce kalça protezinin yerinden çıkmasını engellemek için 6 hafta boyunca sırtüstü pozisyonda bacak arasına yastık ile yatma, sağlam taraf üzerine yatılacaksa yine araya yastık ile yatma, alçak sandalyeye oturmama, tuvalet yükselticisi kullanma, otururken bacakları birbirinden ayrı tutma, ameliyatlı ayağı diğer ayağa doğru içe çevirmeme, yere eğilmeme, yataktan kalkarken öne eğilmeden kalçayı öne kaydırarak kalkma gibi protezi koruyucu önlemleri anlatarak hasta eğitimiyle başlıyoruz.”</p>
<p><strong>KAS GÜÇLENDİRMEK İÇİN ELEKTRİK STİMÜLASYONU</strong></p>
<p>Sonrasında da kontrollü olarak normal eklem hareket açıklığını sağlamak için uygulamalar yapıldığını anlatan Dr. Akpınar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kas güçlendirmek için elektrik stimülasyon cihazlarını kullanmak haricinde fizyoterapistle beraber yapılacak germe egzersizleri, ağırlıklı egzersizler, elastik bantların direncine karşı yapılacak egzersizlerden yararlanıyoruz. Eğer istirahat ağrısı varsa TENS gibi ağrı kesici akımlarla ağrının azalmasına yardımcı oluyoruz. İyileşme ve güçlendirmeyi hızlandırmak amaçlı robotik laser gibi yenileyici tedavilerden faydalanıyoruz. Koltuk değneği veya bastonla yürüyüş eğitimleri ile başladığımız rehabilitasyona merdiven eğitimleri ile devam ediyor ve haftasına göre denge egzersizleri ve desteksiz yürüme eğitimi ile de rehabilitasyonumuzu tamamlıyoruz.”</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/kalca-protezi-rehabilitasyonu/">Kalça Protezi Rehabilitasyonu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fibromiyalji</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/fibromiyalji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 08:51:53 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14771</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/fibromiyalji/">Fibromiyalji</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p>Eskişehir Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Beyhan Yenerkol, Fibromiyalji (Yumuşak Doku Romatizması) hakkında bilgilendirdi.</p>
<p>Fibromiyaljinin kronik bir ağrı sendromu olduğunu belirten Dr. Yenerkol, “Fibromilyalji, kadınlarda erkeklere göre 10 kat daha çok görülür.” diye konuştu. Fibromiyalji hastalarının şikayetlerini de aktaran Dr. Yenerkol bunları şöyle sıraladı: “Her tarafım ağrıyor. Bir gün kolum, bir gün bacağım, bir gün boynumda gezen ağrılarım var. Uyku uyuyamıyorum, sabah yorgun kalkıyorum, gece bacaklarımı koyacak yer bulamıyorum. Doktor doktor dolaşıyorum ama bir şey bulamıyorlar. Senin hastalığın sinirsel diyorlar. Kimseyi hasta olduğuma inandıramıyorum.”</p>
<p><strong>AĞRILAR ÜST SEVİYEDE HİSSEDİLİR</strong></p>
<p>Bu hastaların genellikle ortak bir kişilik yapıları olduğunu; her şeyi ince eleyip sık dokuyan, hassas duygulu, mükemmeliyetçi kişiler olduklarını belirten Dr. Yenerkol, “Bu hastalar her şeyin düzgün olmasını isterler ama iş yapacak enerjiyi bulamazlar. Ağrılar 3 aydan daha uzun süreden beri vardır. Torba torba ilaç kullanırlar ama ağrılar bir türlü geçmek bilmez.” şeklinde konuştu.  Bu hastalarda en önemli sorunu, ağrının yanlış anlaşılması olarak tanımlayan Dr. Yenerkol, bunu şöyle açıkladı: “Örneğin düştük ve dizimiz ağrıdı. Bu ağrı duyusu beyne iletilir. Beyinde salgılanan bazı maddeler bu ağrı duyusunun büyük bir kısmını silerek bize bir kısmını iletir. Belli bir sürenin sonunda ağrımız geçer. Fibromiyaljide bu maddelerin az salgılandığı tespit edilmiştir. Dolayısı ile ağrının küçük bir kısmı silinir, büyük kısmı iletilir. Yani aynı ağrıyı normal bir insan 1 seviyesinde duyarken, fibromiyali hastası 3-5 seviyesinde duyabilir.”</p>
<p><strong>TANI KONMAMIŞ FİBROMİYALJİ HASTASI ÇOK</strong></p>
<p>Fibromilyalji hastalarına tanı koymanın zor olduğuna dikkat çeken Dr. Yenerkol, “Çünkü tetkikler genelde normal çıkar. Bu nedenle tanı konulmamış fibromiyalji hastası çoktur. Tanı genellikle hastanın hikayesine ve bazı muayene bulgularına bakılarak konulur.” diye konuştu. Fibromiyalji tedavisine ilişkin de konuşan Dr. Beyhan Yenerkol, “Tedavi ağrı algısını değiştiren, beyindeki salgılanan maddelere yönelik olarak medikal tedavi, medikal ozon uygulamaları ve bazı fizik tedavi ajanlarından (yüzeysel ısıtıcı, andulasyon terapi, yüzeysel ve derin doku masajları vb) yararlanılarak yapılır.” İfadelerini kullandı.</p>
<p>Fibromiyaljide artan kasılmaların, adalelerde zayıflamaya neden olarak boyun ve bel düzleşmeleri ve zamanla oluşan fıtıklara yol açabileceğini sözlerine ekleyen Dr. Yenerkol, “Bu durum ağrıların daha da artmasına neden olur. Fibromiyalji tedavisinin yanında bu hastalıkların da tedavi edilmesi gerekir.”   dedi.</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/fibromiyalji/">Fibromiyalji</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>El Yaralanmaları</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/el-yaralanmalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 08:39:18 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14765</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/el-yaralanmalari/">El Yaralanmaları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p><strong>EL YARALANMALARI GÜNLÜK YAŞAMI KISITLIYOR!</strong><br />
Eskişehir Fizyomer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nurhan Barutçu el yaralanmaları konusunda bilgi verdi.<br />
“El yaralanmaları, iş kazaları, ev kazaları, yanıklar, trafik kazaları gibi pek çok durumda ortaya çıkar ve oldukça yaygın görülen bir durumdur. Çoğunlukla genç ve üretken popülasyonda meydana gelir ve ciddi iş gücü kaybına yol açar. Elde fonksiyon kaybına yol açan problemler, kişinin günlük yaşam aktivitelerini, özellikle de kişisel bakım aktivitelerindeki performansını kısıtlar ve yaşam kalitesini düşürür.”<br />
<strong>EL YARALANMALARINDA ÇÖZÜM FİZİK TEDAVİ ve REHABİLİTASYON</strong><br />
El yaralanmalarının kırıklar, tendon yaralanmaları, tüm dokuları içeren ezilme yaralanmaları, amputasyonlar veya tüm bunların kombinasyonu şeklinde görülebileceğini belirten Dr. Nurhan Barutçu “El yaralanması olan kişi yaralanmanın tipine göre, ortopedi, plastik cerrahi ya da el cerrahı tarafından opere edilir. Ameliyat sonrası en kısa sürede rehabilitasyon programına başlamalıdır. Rehabilitasyon disiplininde el ve koldaki tendon ve sinir yaralanmaları sonrasında yapılan rehabilitasyon oldukça önemli bir alandır. El yaralanmalarında, kırık varlığı, hangi tendonun yaralandığı, tendonun hangi bölgesinin yaralandığı gibi hususlar rehabilitasyon protokolü seçimi açısından önemlidir. Travmatik tendon yaralanmaları ve kırıklar sonrası rehabilitasyon protokolleri açısından başarılı bir tedavi planlanması için bu konuda deneyim sahibi olunması oldukça önemlidir.” diyerek fizik tedavi ve rehabilitasyonun önemine vurgu yaptı.<br />
<strong>EL YARALANMALARINDA MUAYENE ÖNEMLİ</strong><br />
“El yaralanmalarında operasyon sonrasında uzmana başvuran hastanın öncelikle ayrıntılı değerlendirmesi yapılır. Her parmağın tek tek eklem hareketleri ve kas gücü duyu muayenesi yapılır. Ağrı varsa ağrının karakteri değerlendirilir. Değerlendirmeyi takiben tedavi planı yapılır.” diyen Dr. Barutçu sözlerini şöyle sürdürdü: “El rehabilitasyonunda tedavi planı; özelleştirilmiş statik ve dinamik splintler, hasta eğitimi, ağrı kontrolü, hareket açıklığı, yumuşak doku mobilizasyonu, esneklik ve güçlendirme egzersizleri ile ince motor becerisi, yara bakımı gibi uygulamaları içerir. Çeşitli fizik tedavi cihazları ve egzersiz programları ile ağrı ve ödemin azaltılması, kas gücünün artırılması, fonksiyonel hareketin yeniden kazandırılması, kemik iyileşmesinin uyarılması, yapışıklıkların azaltılması, eklem sertliklerinin azaltılması, atelleme yapılarak elin fonksiyonel pozisyonda korunması, parmak uçları için duyu eğitimi hedeflenir. El rehabilitasyonu tedavisinde elin işlevinin geri getirilmesi, el hareketlerinin kolaylaştırılması ve hareket yeteneğinin geri getirilmesi için önemlidir.”</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/el-yaralanmalari/">El Yaralanmaları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omuz Sıkışma Sendromu</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/omuz-sikisma-sendromu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Feb 2022 14:49:22 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14573</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/omuz-sikisma-sendromu/">Omuz Sıkışma Sendromu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p><strong>OMUZ SIKIŞMA SENDROMU</strong></p>
<p><strong>YAŞAM KALİTESİNİ BOZABİLİR</strong></p>
<p><strong>Eskişehir Fizyomer   Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. R. Berrin Akpınar toplumda en sık görülen omuz ağrılarının sebeplerinden biri olan omuz sıkışma sendromu belirtileri, tedavi yöntemleri ve korunma yollarını anlattı.   </strong></p>
<p><strong>KAS VE KEMİK ARASI MESAFENİN DARALMASI</strong></p>
<p>Omuz ekleminin kürek kemiği, köprücük kemiği ile uzun kol kemikleri tarafından oluşturulan çok geniş hareket açıklığına sahip olan bir eklem olduğunu belirterek konuya giriş yapan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. R. Berrin Akpınar, eklem yapısının topun yuvaya girmesi şeklinde olduğunu kaydetti. Eklemin geniş hareketini sağlayan bu yapının, eklemin yerinden çıkmasını engellemek adına güçlü bağlar ve kaslarla güçlendirildiğini vurgulayan Akpınar, “Omuz sıkışma sendromu<strong> </strong>rotator manşet kasları ile kemik yapı arasındaki mesafenin daralması sonucunda omuzda ağrı ve hareket kısıtlılığı ile gözlenen bir tablodur” dedi.</p>
<p><strong>SPORCULARDA YAYGIN OLARAK GÖRÜLÜYOR</strong></p>
<p>Omuz sıkışma sendromuna neden olan faktörlere de açıklık getiren Akpınar, konuyla alakalı şunları söyledi: “Genç sporcular ve orta yaşlı insanlarda yaygın olarak görülür. Genç yaşta daha çok kolunu yukarı kaldıran yüzme, tenis, basketbol, voleybol ile ilgilenen sporcularda veya kollar yukarı kaldırılmış olarak uzun süreli çalışanlarda (duvar boyacıları, inşaat işçileri; cam silmek, halı silkelemek, perde asmak ya da yüksek bir dolaptan ağır bir tencere almak tarzı ev işleri yapanlar gibi) görülür. Bu kişilerde uzun süreli omuz rotasyon işlemleri sonucunda, kaslarda ödem ile mesafe daralır. Bazı kişilerde doğuştan kemik yapılarının farklı olması nedeni ile de oluşabilir. Yaş ilerledikçe kireçlenme ile birlikte kemik ve eklem uçlarında oluşan kemiksi çıkıntılar mesafede daralmaya neden olur. Ağrı aynı zamanda basit bir yaralanma ile de oluşabilir. Bazen ise görünen belirgin bir neden olmayabilir.”</p>
<p><strong>SENDROMUN BELİRTİLERİNE DİKKAT</strong></p>
<p>Kolun yukarıya kaldırılması, arkaya götürülmesi gibi aktivitelerde ağrı görülmesinin, sendromun en belirgin bulgusu olduğunu belirten Dr. Akpınar, ağrının genelde omuzun ön tarafından başlayarak kolun yan tarafına doğru yayıldığını ve özellikle de en çok ani kol kaldırma hareketinde ağrının oluştuğuna vurgu yaptı. Akpınar diğer bulgulara ilişkin; “Önce hareketle oluşan ağrı, daha sonra istirahatte de devam etmeye başlar. Hastalar genelde ağrılı omuz üstüne yatamamaktan ve gece ağrısından yakınırlar.  Daha sonra giderek kol hareketlerinde kısıtlanma ve güç kaybı gelişir. Hastalar saç tarama, elini arka cebe götürme veya sutyen ilikleme gibi aktiviteleri güçlükle yapar hale gelirler” dedi.</p>
<p><strong>OMUZ SIKIŞMA SENDROMUNDAN KORUNMA YOLLARI</strong></p>
<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Akpınar, son olarak sendromdan korunmanın yollarını anlatarak şu önerilerde bulundu: “Kolunuz yandayken taşıyabileceğiniz ağır eşyaları kaldırıp koparma yapmayın.(yerden alıp masaya koyma, tek elle çaydanlık ve demliği aynı anda kaldırma, ağır tencere- tepsi kaldırma gibi) Göğüs hizasından çok yüksek yerlere özellikle ağır eşya yerleştirmek için uzanmayın. Cam silerken kullandığınız kolunuzu 10 dakikada bir değiştirin. Cam silme, perde takma gibi işlemlerde kolunuzu baş üstüne kaldırarak çalışmadan ziyade, bir merdivenle çıkarak omuz yüksekliğini azaltacak şekilde çalışın. Sabit pozisyonda uzun süre bilgisayar başında kalmamaya özen gösterin. Geceleri sürekli aynı omuz üzerine yatmayın. Kolunuzu bir şey fırlatma ve silkeleme gibi işlerde zorlamayın.”</p>
<p><strong>OMUZ SIKIŞMA SENDROMUNA NASIL TANI KONUR?</strong></p>
<p>Omuz sıkışma sendromu tanısının öncelikle hasta öyküsü ve doktorun fizik muayenesi ile konduğunu belirten Akpınar, hasta öyküsünde, omzu zorlayıcı özellikle baş üzeri aktivitelerin, düşme, çarpma gibi travmaların, spor yaparken zorlamanın sorgulandığını belirtti. Bazı özel testler yardımıyla sıkışmanın değerlendirildiğini ve eklem hareketinde kısıtlanma özel aletler yardımıyla ölçüldüğünü söyleyen Akpınar, “Bunun haricinde kemik yapıları ve eklemin ilişkisini görmek ve aynı ağrıya sebep olabilecek diğer patolojileri dışlamak için öncelikle röntgen ile omuz değerlendirilir. Ancak rotator manşet gibi yumuşak dokuların değerlendirilmesinde ultrason veya MRI (manyetik rezonans) gibi görüntüleme yöntemleri daha faydalı olmaktadır. Yine omuz bölgesinde ağrı yapabilecek diğer nedenleri dışlamak için gerekli görüldüğünde başka görüntüleme ve laboratuvar incelemelerine başvurulabilir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>OMUZ SIKIŞMA SENDROMU TEDAVİSİ </strong></p>
<p>Tedavideki temel amacın ağrıyı azaltmak ve omuz fonksiyonlarını geri kazanmak olduğunu dile getiren Akpınar, tedaviye omuz sıkışma sendromunun hangi evrede olduğuna, hastanın yaşına, aktivite seviyesine ve genel sağlık durumuna bakılarak karar verildiğini kaydetti. Omuz sıkışma sendromunun üç evresinin bulunduğunu, ilk iki evrede daha çok ödem ve tendinit görüldüğünü ve daha çok ameliyatsız tedavilerle sorunun çözülebildiğini söyleyen Akpınar, üçüncü evrede ise tendon yırtılmaları söz konusu olduğunu ve hastanın kliniğine göre cerrahi tedavi gerekebildiğini aktardı. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. R. Berrin Akpınar, tedaviye ilişkin ayrıca şu hususlara dikkat çekti:<strong> “</strong>Erken dönemde öncelikle hastanın ağrılı omzunu zorlayıcı aktivitelerden kaçınması önerilir. Çalışma pozisyonları düzenlenebilir. Bu dönemde ödem olduğu için soğuk tedavi ve ağrı kesici ilaçlardan faydalanılabilir. Ancak 3 aydan daha eski vakalarda, ciddi bir ödem yoksa ve hareket kısıtlılığı da ortaya çıkmışsa sıcak uygulama da faydalı olabilir. Bunun yanında ultrason, ağrı kesici ve kas kuvvetlendirici elektriksel akım tedavileri, yüksek yoğunluklu lazer tedavisi, manuel terapi, kinezyo bantlama, kuru iğneleme gibi yöntemleri içeren bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programı uygulanır. Ancak son yıllarda yenileyici tedavilerin bu tip tendon rahatsızlıklarında çok etkin olduğu görülmüştür. Hastanın kendi kanındaki trombositleri, dolayısı ile büyüme faktörlerinin yoğunlaştırarak problemli ekleme enjekte edilmesi olan <strong>PRP </strong>(trombositten zengin plasma) enjeksiyonları ve ozon enjeksiyonları tedavide başarıyla kullandığımız yöntemlerdendir.”</p>
<p><strong>CERRAHİ TEDAVİ NE ZAMAN UYGULANIR?</strong></p>
<p>Yapılan tüm bu tedavilere rağmen sonuç alınamayan veya yapılan görüntülemelerde tendonlarında tam kopma tespit edilen hastalarda cerrahi tedavinin gündeme gelebildiğinin altını çizen Akpınar, cerrahi tedavinin kapalı veya açık olarak yapılabildiğini belirtti. Operasyonla sıkışıklığa neden olan kemikteki yapısal eğriliklerin, kireçlenme dokularının ve yumuşak dokuların çıkartıldığı söyleyen Akdemir, “Tendon yırtığı varsa  tamir edilir. Operasyon sonrasında eklem hareket açıklığının geri kazanılması ve bölgedeki kasların güçlendirilmesi için yine fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları esastır” dedi.</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/omuz-sikisma-sendromu/">Omuz Sıkışma Sendromu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson Hastalığı</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/parkinson-hastaligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Feb 2022 13:33:49 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14543</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/parkinson-hastaligi/">Parkinson Hastalığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p>-Parkinson hastalığında rehabilitasyon önemli</p>
<p>-Rehabilitasyon ile Parkinson hastalarının yaşam kalitesini yükseltmek mümkün</p>
<p>Eskişehir Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Beyhan Yenerkol Parkinson hastalığında rehabilitasyonun hastanın yaşam kalitesini yükselttiğini belirtti.</p>
<p>Parkinson hastalığının daha çok orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan bir sinir sistemi bozukluğu olduğunu aktaran Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Beyhan Yenerkol, “Parkinson hastalığı beyinde dopamin salgılayan hücrelerin hasarı ile oluşur. 65 yaş üzerinde yüzde 1-2 sıklıkla görülür. Yavaş ve sinsi seyreden bir hastalıktır. Uzuvlarda titreme, kaslarda sertleşme ve vücut hareketlerinde yavaşlama en önemli belirtileridir. ” dedi. Bunun dışında mimiklerde azalma, konuşmanın monotonlaşması ve bozulması, gövdenin hafif öne eğik pozisyon alması, kollarda ağrı ile birlikte hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin de görüldüğünü belirten Yenerkol; “Yürüyüş sırasında kol salınım hareketleri azalır. Donma diye isimlendirilen harekete başlamada zorluk, bazen de birden hızlanarak koşar adımla yürüme açığa çıkabilir. Unutkanlık, uyku bozuklukları, psikiyatrik bozukluklar eşlik edebilir. ” şeklinde konuştu</p>
<p>Rehabilitasyon hastaya özel olmalı</p>
<p>Parkinson hastalarında rehabilitasyonun çok önemli olduğuna dikkat çeken Uzm.Dr. Beyhan Yenerkol şöyle konuştu: “22 yıldır Fizyomer Terapia’da geliştirmiş olduğumuz integrative (bütüncül) Nörolojik Rehabilitasyon programlarının hastaları kısa sürede tekrar hayata döndürmede ne kadar etkili olduğunu görmekteyiz.Amacımız hastalık sonrası oluşması muhtemel özrün en aza indirilmesidir.Erken dönemde uygulanacak rehabilitasyon hastalığın ilerleyişini yavaşlatırken hastanın hayat kalitesini de arttırır. Hastalığın evresine göre her hastaya özel rehabilitasyon programı hazırlanmaktadır. Hastanın başkalarına bağımlı olmadan kendi hayatına devam edebilmesi ana hedefimizdir.” Bunun için öncelikle hastanın değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Dr. Yenerkol rehabilitasyonun etkilerini şöyle açıkladı: “Eklem hareketleri, kas ve eklem sertlikleri, hastanın duruş şekli, kas kısalığı ve kuvveti, bağımsızlık seviyesi, yürüyüş ve denge muayeneleri ile hastalığın seviyesi saptanır. Bu değerlendirmelerin sonucunda kas ve eklem sertlikleri varsa manuel tedavi teknikleri ve mobilizasyon teknikleri ile hastanın şikayetleri azaltılır. Denge ve koordinasyon geliştirilerek düşmeler önlenir. Egzersizlerle kas kuvveti arttırılır, hastaya düzgün duruş postürü kazandırılır. Solunum egzersizleri ile solunum kapasitesi arttırılır.”</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/parkinson-hastaligi/">Parkinson Hastalığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vojta Terapisi</title>
		<link>https://fizyomer.com.tr/project/vojta-terapisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2020 17:18:43 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://fizyomer.com.tr/?post_type=project&#038;p=14240</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/vojta-terapisi/">Vojta Terapisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="cmsmasters_row_" class="cmsmasters_row cmsmasters_color_scheme_default cmsmasters_row_top_default cmsmasters_row_bot_default cmsmasters_row_boxed">
<div class="cmsmasters_row_outer_parent">
<div class="cmsmasters_row_outer">
<div class="cmsmasters_row_inner">
<div class="cmsmasters_row_margin">
<div id="cmsmasters_column_" class="cmsmasters_column one_first">
<div class="cmsmasters_column_inner"><div class="cmsmasters_text">
<p>Vojta Terapi, refleks hareketin gelişimsel kinesiyolojisi ve ilkelerine dayanan dinamik bir nöromüsküler tedavi yöntemidir. Bu yöntemin merkezi sinir sistemi ve kas-iskelet sistemi bozuklukları olan hastaları tedavi etmesi beklenir.</p>
</p>
</div>
</div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr/project/vojta-terapisi/">Vojta Terapisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://fizyomer.com.tr">Fizyomer Tıp Merkezi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
